Pekin - Avrupa havayolları, Ukrayna savaşı başladığından beri uçuş sürelerini ve işletme maliyetlerini önemli ölçüde artıran Rus hava sahasına girişlerinin engellenmesine rağmen, bu yaz Çin'e uçuşlarını genişletiyor. Bu hamle, Çin ve Avrupa arasında talepte yaşanan şaşırtıcı bir toparlanmayı ve hızla değişen jeopolitik havacılık pazarını yansıtıyor.
Havacılık veri firması OAG'ye göre, Çin-Avrupa direkt uçuş sıklığının Mayıs ayındaki yaklaşık 3,011 uçuştan Ağustos 2026'da 4,150'nin üzerine çıkması bekleniyor; bu da geçen yaz seviyelerinin oldukça üzerinde bir rakam. Air France-KLM, British Airways, Lufthansa, Finnair ve Türk Hava Yolları da dahil olmak üzere Avrupalı havayolu şirketleri, operasyonel dezavantajlara rağmen kapasitelerini artırıyor.
Havayolları neden Çin uçuşlarını artırıyor ki?
Toparlanmayı tetikleyen çeşitli etkenler var.
1. Çin'in turizm talebi yeniden yükselişte.
Çin, 2023'ten bu yana birçok Avrupa ülkesi için vizesiz giriş politikalarını agresif bir şekilde genişletti ve bu da hem turizm hem de iş amaçlı seyahat talebinin yeniden canlanmasına yardımcı oldu. Avrupalı turistler Çin şehirlerine geri dönerken, Çin'den Avrupa'ya yapılan turist seyahatleri de güçlü bir şekilde toparlanıyor.
Air France-KLM yöneticileri yakın zamanda, genel ekonomik gerilimlere rağmen Çinli yolcuların Paris ve diğer Avrupa destinasyonlarına olan talebinin güçlü kalmaya devam ettiğini belirtti.
2. Orta Doğu'daki çatışma Güneydoğu Asya'daki ticaret yollarını aksattı.
İran ve Orta Doğu'nun bazı bölgelerindeki kötüleşen güvenlik durumu, Avrupa-Güneydoğu Asya koridorlarının işletilmesini daha zor ve maliyetli hale getirdi. Analistler, havayollarının uçaklarını Rusya aktarmalarına rağmen ticari açıdan cazip kalan Çin rotalarına yönlendirdiğini söylüyor.
3. Avrupalı havayolları Çin pazarını kalıcı olarak kaybetmekten korkuyor.
Çinli havayolu şirketleri, Rusya üzerinden uçmaya devam edebildikleri için önemli bir yapısal avantaj elde ettiler. Bu durum, Air China, China Eastern Airlines ve China Southern Airlines gibi havayollarının Avrupa'ya daha kısa, daha ucuz ve daha hızlı rotalar işletmesine olanak tanıyor.
Sektör tahminlerine göre, Çinli havayolları artık Rusya ile ilgili trafik akışları hariç, Avrupa-Çin kapasitesinin yüzde 80'inden fazlasını kontrol ediyor; bu oran pandemi öncesi seviyelere göre önemli ölçüde arttı.
Avrupa havayolları, Çin'deki pazar varlıklarını, havaalanı slotlarını ve kurumsal ilişkilerini korumak için giderek daha düşük kar marjlarını kabul etmeye istekli görünüyor.
Ekonomik durum oldukça acı verici.
Avrupa havayolları hâlâ önemli dezavantajlarla karşı karşıya:
- Rus hava sahası çevresinden daha uzun rotalar
- Daha yüksek yakıt tüketimi
- Artan ekip maliyetleri
- Uçak kullanımının azaltılması
- Daha yüksek bilet fiyatları
Orta Doğu'daki istikrarsızlık nedeniyle jet yakıt fiyatları da yükseldi ve bu durum maliyet yükünü daha da artırdı.
Bazı havayolu şirketleri için Çin'e yapılan uçuşlar, aynı güzergahlardaki Çinli şirketler tarafından gerçekleştirilen eşdeğer seferlere kıyasla artık birkaç saat daha uzun sürebiliyor.
Finnair, tarihsel Asya stratejisinin büyük ölçüde Rusya üzerinden geçen kısa kutup rotalarına dayanması nedeniyle en çok etkilenen havayollarından biri oldu. Havayolu şirketi, son birkaç yıldır Hindistan, Güneydoğu Asya ve Kuzey Atlantik trafiği etrafında ağ modelini yeniden inşa etmekle meşgul.
Aynı durum Kuzey Amerika için de geçerli mi?
Kısmen doğru, ama aynı ölçüde değil.
Kuzey Amerika havayolları da Çin rotalarında benzer Rus hava sahası kısıtlamalarıyla karşı karşıya kalıyor, ancak ticari dinamikler farklı.
Benzerlikler
Avrupa havayolları gibi, ABD ve Kanada havayolları da birçok Asya uçuşu için Rus hava sahasını kullanamıyor. Bu nedenle Çin havayolları, bazı Çin-Kuzey Amerika seferlerinde daha kısa ve daha ucuz rotalardan yararlanıyor.
Bu durum, haksız rekabet yarattığını savunan ABD havayolu şirketlerinden şikayetlere yol açtı. 2025 yılında ABD düzenleyicileri, ABD-Çin rotalarında Rusya üzerinden uçan Çinli havayolu şirketlerine kısıtlama getirmeyi bile önerdi.
Temel farklılıklar
Ancak Kuzey Amerika-Çin havacılık trafiği, Avrupa-Çin trafiği kadar güçlü bir toparlanma göstermedi.
Bunu açıklayan birkaç sebep var:
- ABD-Çin siyasi gerilimleri çok daha yüksek seviyede devam ediyor.
- ABD ve Çin arasındaki kurumsal seyahatler, pandemi öncesi seviyelere göre daha zayıf.
- ABD-Çin uçuş hakları sıkı bir şekilde kontrol altında tutulmaya devam ediyor.
- Amerikan havayolu şirketleri odaklarını Japonya, Güney Kore, Hindistan ve Güneydoğu Asya'ya kaydırdı.
- Çin ve Kuzey Amerika arasındaki turizmdeki toparlanma, Avrupa'nın gerisinde kaldı.
Sonuç olarak, Kuzey Amerika havayolları genel olarak Avrupa havayolları kadar agresif bir şekilde Çin'e yönelik kapasite artırımı yapmıyor.
Örneğin, United Airlines, Delta Air Lines ve American Airlines gibi büyük ABD havayolları, 2020 öncesi seviyelere kıyasla Çin'e yönelik uçuş programlarını azaltmaya devam ediyor.
Bu arada, Çin havayolları, izin verilen yerlerde uluslararası alanda genişlemeye devam ediyor ve Rusya üzerinden uçuş erişimini rekabet avantajı olarak kullanıyor.
Yeniden şekillendirilmiş küresel havacılık haritası
Rusya hava sahasındaki bölünme, küresel havacılık rekabetini giderek yeniden şekillendiriyor.
Çinli havayolu şirketleri şu anda şunlardan faydalanıyor:
- Avrasya rotalarında daha düşük işletme maliyetleri
- Daha hızlı uçuş süreleri
- Uçakların daha iyi kullanımı
- Daha fazla planlama esnekliği
Batılı havayolları ise şu yollarla uyum sağlıyor:
- Ağ çeşitlendirmesi
- Yeni ara duraklama stratejileri
- Daha yakıt tasarruflu uçaklar
- Premium talebe daha fazla odaklanma
Ancak dezavantajlarına rağmen, Avrupa havayolları Çin'in terk edilemeyecek kadar önemli olduğunu işaret ediyor.
Ancak Kuzey Amerika pazarı, en azından şimdilik, çok daha az istekli görünüyor.



Leave a Comment